Aşk Masumiyetin Aynasıymış

5 yıl önce. Trenden inmiştim, ailemin onca karşı çıkmalarına rağmen özlem baskın gelmişti ve gitmiştim Konya'ya. Yürürken kulağımda videodaki bu müzik vardı. Ağzım kulaklarıma varıyordu. Çok heyecanlıydım. Çok özlemiştim. Bir çiçekçinin önünden geçerken çiçek almak istedim heyecanla. Sonra vazgeçtim geç kalacağım diye. O gün terketti beni. O ve bütün masumiyetim terketti beni. Bir daha gerçek aşkı bulamadım. Bulamayacağım da. Çünkü öğrendim ki aşk, masumiyetin aynasıymış. Şimdi her şey bedenlerden ibaret.

Aşk Masumiyetin Aynasıymış

          Görsen bu ağzı kulağında yürüyen salak da kim derdin okur. O kadar saf ve masumdum ki. Anlarsın ya işte o an gelene dek herkes öyledir ya işte. Ezel adlı diziyi izlediysen ondaki Ömer gibi falan işte. 

          Şanslıyım yine de aşk denen şeyi biliyorum. Şükür ki nasıl öldürüleceğini de aşkın. Aşkın neye dost olduğunu da biliyorum. Nasıl geldiğini de. Aşk masumiyetin aynasıdır okur. Tam anlamıyla bir aynadır. Saf olana aşkı, saf olmayana masumiyetleri gösterir. Saflıkla ve masumiyetle gelir. Genelde tek taraflı gelir. Nasıl mı öldürülür, saflığı ve masumiyeti öldürürsen eğer o da dayanamaz ve ölür.

          Şimdi mi? Şimdi geri gelmeyecek gibi gitmiş masumiyetim. Geriye boş bedenler bırakmış masumiyetim. İnanırmısın bilmem ama kadınları aşık etmeyi biliyorum ama masumiyet dolayısıyla aşk nasıl geri gelir bana hiç bilmiyorum.

          Sonra doldurmaya çalışıyorum işte dolmayanı. Para ile, bazen cinsellikle, ego ile, statü ile... O tertemiz masumiyetin tek başına doldurduğu o koskoca boşluğu bunca pislik bir türlü doldurmuyor okur. Bu pisliklerin daha fazlasının o boşluğu dolduracağına inanmak gibi bir aptalca ümidin içerisindeyim şimdilerde. Hep daha fazla! Daha fazla! Masumiyet bir kez terketti mi bir daha asla yakıştıramazsın kendine okur. O masumun hissettiklerini hissetmek istersin ama o masum olmak istemezsin ya hani.

          5 yılda çok kalp kırdım. Bana yanıklardan bir kaç gün ilgimi tutabilenler en şanslılarıydı. Olmadı işte. Koşamıyorum da. Karının kızın peşinden koşamıyorum. Cinsellik yeterince motive etmiyor beni saatlerce telefon başında kalmaya. 

          Eğer mümkün olsaydı bağırmak isterdim okur. "Gelin beni kendinize aşık edin! Neyim varsa bunu başaranındır!" diye bağırmak isterdim ama mümkün değil işte. Çünkü aşk aslında aşık olunanda değil. Aşk içimizde. Hemen masumiyetin yanında otu boku görmezden gelmeni sağlamak için masumiyet ile bekler. Tabii masumiyetin kaldıysa...

          Ben Kaybolmuşlar'dan PrincepsTenebris, günaydın sevgilim.

Duygu Dökümü

Et Parçası

Gözleri çok savunmasızca gülerdi. Uzun süre aç kalmış bir kedi yavrusunun bakışı gibi gelirdi bakışı, egoistliğimden ve hayatın karasına...

Bu makale gönderisinde, Kaybolmuşlar yazarı PrincepsTenebris ; aşk, masumiyet, masumiyetin ve okur kavramlarını ele aldı, duygu dökümü odaklı daha fazla kayıp şeyler makale içeriği için aşağıda önerilen diğer alakalı gönderilere de göz atın.