Kafamda Freud'un Hayvanları

Zaten sonu gelince çöpe gidecek bir deftere kalem olmuşsunuz...

Kafamda Freud'un Hayvanları

Beynimizde Freud'un hayvanları var. Üzerine katman katman duvarlar ördüğümüz hayvanlar. İslamdaki nefis. Limbik sistem. İlkel insan. Hiçbir şeyi umursamayan ama hazzı deliler gibi arzulayan bir hayvan. Magnum reklamını bırakalım. Daha derine inelim.

İki kişisin. Nefsin ve sen. Limbik sistemin ve prefrontal korteksin. Adını ne koyarsanız koyun. Günün 24 saati kafanızın içinde çatışan iki sistem mevcut. Biri size kilo aldırır öteki verdirir, biri çalışmayı öteki instagramı emreder, biri size o karşı cinse hislerinizi ifade etmeyi öteki mesafeli hareket etmeyi emreder... Hangisini dinliyorsunuz?

Asıl soru hangisini dinlemelisiniz? Walter Mischel'in marshmellow deneyinde prefrontal korteksi yani mantıklı sistemi baskın olanlar gelecek hayatlarında baskın olmayanlara göre daha başarılı olmuş ama cevap bu mu? Hep mantığımızı dinleyip, güdülerimizi ve arzularımızı görmezden mi gelmeliyiz? Tabi ki hayır. Güdülerimiz bizi var etti. Bazen güzel bir yaşam kurmamıza olanak sağladı. Bazen hatalar yaparak ders çıkarmamızı ve ilerlememizi sağladı. İnsan bedenindeki hemen hemen her şey gibi gerekli olmasaydı var olmazdı.

Görmezden gelmeyi denemeyin! Zaten uzun süre başaramazsınız. Baskıladığınız için şiddetle bir gün dışarı çıkarlar bu arzular ve düzeninizi mahvederler. Onun yerine kontrol altına alın. Beyninizin ödül-ceza mekaniği bunun için enfes bir araç. Haftada iki gün tatilse, tatil olmasına müsaade edin. İzin verin günün üçte ikisinde baskıladığınız arzularınız günün üçte birinde özgür kalsın.

Bir de bazen aşırı ders alanlara denk geliyorum. Önceki yaşanmışlıklarından dolayı belli arzu devrelerini sözde kökten kapatanlar. Sözde diyorum çünkü kapatılamaz o devreler, sadece kısa süre baskılanır. Arzular sonucu başarısızlık ya da şiddetli üzüntü bu duruma itiyor insanları. Hemen okula ya da iş hayatına yormayın bu yazdıklarımı. Ayrılıklar, hatta aldatılmalar da bu devreleri kökten kapatmışçasına baskılamaya sebeptir. Yapmayın! Hatalar ders çıkarmak içindir ama hatalardan çıkarılacak ders hiç bir zaman "Hiç bir zaman hata yapmamak." olamaz. Hatalar insanı ileri taşır. Hatalar yapın ama aynı hataları tekrarlamayın yeter. Bir de hata tespitini iyi yapın, hatalarınızdan çıkardığınız derslerde genellemelerden kaçının. 

Bu arada herkesin bildiği ama sakladığı bir sır vereceğim, ölümü bekleyen zayıf canlılarız, hayat kısa ve bu defterin sonu zaten çok yakın. Hayatı sonu gelince çöpe atacağınız bir karalama defteri gibi düşünün bazen. Özgürce yazın, çizin, silin, sayfalar koparın.

Zaten sonu gelince çöpe gidecek bir deftere kalem olmuşsunuz, istediğiniz kadar hata yapın yazarken. Suya yazı yazmanın özgürlüğünde özgür ve mutlu olun, hata yapın, ders alın, kıyas yapmayın, önemli olanın sizin hissettikleriniz olduğunu da unutmayın.

Ebediyet sorumluluklarınızda, fanilik arzularınızda motivasyonunuz olsun. 

Kaybettiklerinizi bulduğunuz güzel günler dilerim, ben Kaybolmuşlar'dan PrincepsTenebris.

Amatör Felsefe

Kandilisönmezler

Öylesine düşünmüştü ki, düşünmenin zararlarından en acılı payı almış, yine de düşünmüştü. Düşünmeyen insanların zihinlerine ihanet...

Bu makale gönderisinde, Kaybolmuşlar yazarı PrincepsTenebris ; hata, arzu, ders, sonu, sistem, özgür, yapın ve hayat kavramlarını ele aldı, amatör felsefe odaklı daha fazla kayıp şeyler makale içeriği için aşağıda önerilen diğer alakalı gönderilere de göz atın.