Egolar ve Ego Duvarları

Şu an çok sevdiğim hatta ve hatta onun da beni sevdiğini bildiğim bir insanla evlilik planları yapıyor olabilirdim, hatta belki çekinik genomlarımızdan türeme sarı saçlı ela gözlü minik elflerimiz dolaşacaktı ortalıkta 3-5 sene sonra :) Muhteşem genomların eşleşmesi. Doğacak çocuklarınızın tamamının renkli gözlü sarı saçlı birer şaheser olacağını biyoloji bilginiz gereği bilmek. Daha çok mutlu günüm olabilirdi. Güvendiğim bir kaç dostum yerine güvendiğim yüzlerce arkadaşım olurdu. Ayran gönlüm gereği hoşlandığım o güzel canlılara daha dürüst olurdum belki de. Hatta ve hatta rest çekip çıktığım büyük işlerle beraber çok güzel param olabilirdi. Bunların hepsini tek bir şey engelledi. Onun adı ego.

Egolar ve Ego Duvarları

     Bu videodaki ilginç müziği öylesine okumanıza eşlik etsin diye koydum.

     O ego, benim benden beslenen canım arkadaşım yanında benden başka ne bizi ne onları, kimseyi istemeyen. Ego aslında "ben" demek. Freud'dan sebep gurura yakın anlamda kullanılsa da aslında benlik anlamına gelir. Bu yazı benim için bir terapi olacak. İşte egomun yüzünden çeşitli insanlara söylememeyi tercih ettiğim hatta (güya) unuttuğum şeyler:

     Seni köpekler gibi seviyorum ulan! Woaf :D

     Gülüşüne çıldırıyorum.

     Yastığa çıldırmışçasına dağılan kıvırcık saçlarının arasında kaybolmak isterim. 

     Senin temiz kalbine dokunan pis elleri cehenneme yollarım!

     Güneşi çalan o hırsız düz saçlarını spagetti niyetine çatala dolamak isterdim. :D (O ara acıkmıştım)

     Aşırı saf ve iyisin, sana kendimi zincirleyip bir ömür seni korumak istiyorum.

     Senin adını tabi ki biliyordum, yalan söyledim.

     Bazı geceler nasıl olurdu diye düşünmeden edemiyorum.

     Senin beni deliler gibi kıskandığını görmek hem egomu okşuyor hem acı veriyor. Onlar senin temiz kalbinin yanında kıskanılmaya değecek insanlar değiller.

     Senin o şiveli konuşmanla bu pis şehirde ne işin vardı be kadın.

     Beni biraz salsaydın, biraz da kaçmayı deneseydin belki severdim seni.

     Özür dilerim. Seni de sevmiştim ama öyle gerekti.

     Bu gece ağlayacaksın biliyorum. Gel sarılalım. Omzumda ağla.

     Bırak onları lan! Gel, gel seni hemen şimdi ailemle tanıştırmalıyım!

     O gün git dedim hani, sen "Beni hiç sevmedin mi?" diye ağlarken. Elimdeki sigaram bitmeden git, dedim ya hani Yağmur. Gidelim diyecektim aslında. Diyemedim.

     Kanka, özür dilerim.

     Aşkım, özür dilerim.

     Sana yanlış yaptım. Özür dilerim.

     Nasılsın? Çok oldu görüşmeyeli.

     Kanka beni neden arayıp sormuyorsun?

     Ben kötü biri olamadım aslında hiç bir zaman.

     Beni affet, geçmişin hatırası adına.

     Ne oynuyorsunuz, beraber oynayalım.

     Bana derdini neden anlatmıyorsun?

     Benden neden borç istemedin?

     Birden neden gittin?

     Ne söylediler hakkımda, kim söyledi?

     Beraber az da şey yaşamadık hani. Bir sorsan. Bir gelsen.

     Bak ben bu duvarların ardında, o derinlerde aslında pamuk gibi bir adamım.

     Hiç birini diyemedim. Diyemezdim. Onlar deseydi. Benim onlardan aşağı kalır yanım neydi? Onların benden aşağı kalır yanı da yoktu aslında. İşte ben. İşte Onlar. İşte ego. Ben diyemedim ama onlar da diyemezdi. Belki bazıları bir şeyler geveledi. Belki bazıları, bir şeyler geveledi. 

    Ben PrincepsTenebris.

    Olsun, yine de onlar diyecek, onlar gelecek, nokta :)

Duygu Dökümü

Aşk Masumiyetin Aynasıymış

5 yıl önce. Trenden inmiştim, ailemin onca karşı çıkmalarına rağmen özlem baskın gelmişti ve gitmiştim Konya'ya. Yürürken kulağımda...

Bu makale gönderisinde, Kaybolmuşlar yazarı PrincepsTenebris ; özür dilerim ve dilerim kavramlarını ele aldı, duygu dökümü odaklı daha fazla kayıp şeyler makale içeriği için aşağıda önerilen diğer alakalı gönderilere de göz atın.