Vaveylâ

Demek ki bir şeyler bir şeylere daima vesile oluyordu ya olması ya da olmaması için...

Vaveylâ


Hayatımda her şey yolundaydı, olması gerektiği gibi ama içimde sebepsiz bir sıkıntı vardı. Günden güne o sıkıntı beni yiyip bitiriyordu.Hani derler ya, dök içini belki rahatlarsın diye ben içimdeki o hissi nasıl anlatacaktım ki. Anlatsam anlarlar mıydı acaba? Hem içimdeki o hissi nasıl ifade edecektim, hangi kelimelerle hangi cümleyle? Farz edelim ki anlattım; kafana taktığın şey bu muydu, bence sadece kuruntu yapıyorsun diyeceklerdi. Her zaman ki gibi aynı cümleleri kuracaklardı.
Ve bu yüzden anlatarak canımı daha çok sıkmayacaktım. Varsın içimde kalsın. Belki bir gün ne olduğunu çözümlerdim diye düşünürken karşıdan gelen arabaya dikkat etmemiştim...


Gözlerimi açtığımda yanı başımda yağmur sonrası çıkan gökkuşağının renklerini andıran bir çift göz vardı. Hangi duyguya bürüneceğine karar verememişcesine bana bakıyorlardı. O bir çift göz, gözlerimi açtığımın farkına bile varmadı, sanki derin hülyalarda savruluyor gibi düşünceliydi.
Hemşire "Geçmiş olsun. Birazdan sonuçlar çıkacak o vakit net bir açıklama yapacağız lütfen şimdi istirahat edin." dediğinde anca çıkabilmişti savrulduğu o hülyalardan.
"Sevgilim iyi misin?" sorusunu yöneltmişti halimi görmüyormuşcasına. İyi miyim, değil miyim, nasıl hissediyorum veya nasıl hissetmem gerekiyor bilmiyordum. Tek istediğim ise burdan kaçıp gitmekti. Tek bildiğim ise hastanenin kokusundan, ortamından hep nefret ediyor olmamdı. Onun için ailemi bile karşıma aldığım, uğrunda nice zorluklara göğüs gerdiğim adam bunu bilmiyormuş gibi bir de gelmiş saçma sorular soruyordu. Nasıl iyi olabilirdim ki nefret ettiğim yerde. Evet sinirlerim tepeme çıkmıştı ama ona böyle davranmaya da hakkım yoktu. "Bilmiyorum" diyerek gerginliğimi ona yansıtmamaya çalıştım.


Hemşire, elinde kağıtlar mutlu bir haber verecekmiş gibi içeriye tebessüm ederek girmişti. "Çok şanslısınız eşiniz siz gözlerinizi açana kadar başınızdan hiç ayrılmadı. Sizin ona aşkla baktığınızı görebiliyorum. Ve aşkınızın meyvesini dünyaya getirebileceksin. Allah uzun ömürler versin bir aylık hamilesiniz." dedikten sonra sevdiğim adamla göz göze geldik. Ne o gözlerini çekti gözlerimden ne de ben. Gözlerime nefret edercesine bakıyordu ben ise şaşkınlıkla. Naa nasıl olabilirdi böyle bir şey nasıl? demeye kalmadan bir hışımla kapıyı çarpıp gitti. Arkasından koştum, ona yetiştiğimde kolundan tuttum.


-Ne olursun dinle beni bi.
"Neyini dinleyecem senin, söylesene neyi." derken çok sinirliydi. Gözlerinden ateş fışkırıyordu. Onudaha önce hiç böyle görmemiştim.


Nasıl açıklayacaktım ki. Açıklamam gereken şeyi kendimde bilmiyordum. Tek bildiğim beni böyle bırakıp gitmemeliydi. Kendimi ona açıklayabilmem için fırsat vermeliydi.


- Yalvarırım beni dinle.


Beni itekleyince yere savruldum. Düştüğüm yerde öylece kaldım. Ne yapacağımı bilmiyordum. Yere savrulduğum gibi hayatımda benle birlikte savruluyordu. Çaresizdim ve çaresizliğimi ilk defa iliklerime kadar hissediyordum. Ailemi onun uğruna karşıma aldığım adam da beni bırakıp gitmişti. Yanımda kimsem yoktu, çok yalnızdım. Ve üstelik hamileydim. Daha kendime bakamazken çocuğa nasıl bakacaktım. Düşüncesi bile yerin dibine sokuyordu. Olamazdı böyle bir şey, olmamalıydı, bir yanlışlık olmalıydı mutlaka ve ben düzeltmeliydim her şeyi diye düşünürken bir çığlık sesi ile irkildim. Bir kadın avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Kendi derdimi oracıkta unutmuştum sanki, bir anda kadının söylediklerine odaklanmıştım.


- Anlamıyor musunuz beni ? Hamileyim diyorum ve siz testler sonucunda hamile olmadığımı söylüyorsunuz.
+ Benim doktorluğumdan madem bu kadar şüpheniz var alın bakın kendi gözlerinizle testlere belki o zaman inanırsınız.
- Hayır hayır böyle bir şey imkansız.
+İster inanın ister inanmayın testler ortada.


Kadın duyduklarından sonra yere kapanıp daha fazla ağlamaya başladı. Kadının güzelliği dillere destan olacak nitelikteydi. Böyle güzel bir kadını harıl harıl ağlatan hayat beni yerle yeksan ederdi diye düşünürken kafamda bir şeyler dank etti. Ben gebe olmamam gerekirken gebeydim, o kadın ise gebe olması gerekirken gebe değildi. Şimdi daha çok emindim bir şeylerde yanlışlık vardı ve ben bunu çözecektim. Hemen toparlandım kadının yanına gittim. Omzuna dokunarak;


- Merhaba ben saudade.
+Görmüyor musun halimi, bir de senle uğraşamam git başımdan.
+ Ben de tam bu yüzden yanınıza geldim. İzin verirseniz izah edeyim. Ama ilk önce toparlanın ve şuraya oturalım.
+Benim gebe olmamam gerek ve gebeyim , sizin de gebe olmanız gerek ve gebe değilsiniz. Bence bizim testlerimiz karıştı. Gidip tekrar test yaptıralım beraber olmaz mı?


Kadının gözler tekrar umut dolu gözlerle bakıyordu. Evet der gibi kafasını salladı. Kadın o halde bile çok güzeldi şimdi gözlerinin içi gülerken daha bi güzel oldu. Kadının güzelliğine doğrusu çok imrendim , keşke ben de bu kadar güzel olabilseydim.
Testleri tekrar yaptırırken ona baktığımı fark eden kadınla göz göze geldik.


+Çok güzelsiniz.
-Teşekkür ederim. Bu arada benim ismim de şirin.
+ çok memnun oldum.
- Sen neden burdasın?
+ Kaza geçirdim ve hamile olduğumu söylediler ama bu imkansız bir şey. Ben kimseyle ilişkiye girmedim ki.
- Benim de bir zamanlar sevgilim vardı onu çok seviyordum hala da seviyorum. Bir birlikteliğimiz oldu. Sonra ben başkasını seviyorum diye ayrıldı. Bir gün sensiz yapamıyorum seni çok özledim eve gel konuşalım dedi. Ara sıra evine gidip kalıyordum. Ama hiç sevgili lafı geçmiyordu, geçmesine dahi izin vermiyordu. Bir birlikteliğimiz olmuştu ve ben hamileydim. Sevdiğim adamın çocuğunu doğurmak istiyorum ama bunlar gebe olmadığımı söylüyor.
+Allah çocuğunu kollarına aldığın zamanları sana gösterir inşallah. Her şey gönlünce olsun. İsmini ne koymayı düşünüyorsun?
- Babasının adı Abay ve babasına yakın bir isim koymayı düşünüyorum.


Beynimden vurulmuşa dönmüştüm. Nasıl olurdu böyle bir şey. Aklım almıyordu. Nasıl? Kalbim çıkacak gibi sızlıyordu. Gözlerimden yaş istemsizce iniyordu. Görmesini istemiyordum beni bu halde ve yüzümü diğer tarafa döndüğümde hemşire geldi. "Kusura bakmayın testler karışmış. Nasıl oldu bilmiyoruz ama ikinizin testleri birbiriyle karışmış " dedi.
Demek ki bir şeyler bir şeylere daima vesile oluyordu ya olması ya da olmaması için, demek her şey uğruna ailemi karşıma aldığım adamdan uzaklaştırmak içindi. Gözümdeki o perde yeni yeni aralanmaya başlamıştı. Artık uğruna savaşacağım kimsem yoktu. Daha ne kadar acı yaşayabilirim derken hep daha fazlasını yaşıyordum. Daha ne olabilir derken daha beteri oluyordu...


Şirin hamile olduğunu sevdiği adama söylemek için vakit kaybetmek istemiyordu ve hemen aradı o müjdeli haberi verdi. Şimdi ise sevdiği adamın gelmesini bekliyordu. Öyle mutlu ve güzeldi ki insan göz yaşlarını tutamıyordu. Hem onun için hem de kendim için harıl harıl ağlıyordum. Ben çoktan her şeyimi kaybetmişim bari şirin kaybetmesin. Doğacak o çocuğun babasını ellerinden almayacaktım. Ben babasız büyüdüm bari o çocuk babasız büyümesin...
Şirin odada beklerken ben de odanın dışında kapının önünde elimde gebe olmadığıma dair test ile onun gelmesini bekliyordum.


Ve o gelmişti şuan tam karşımda gözlerime bakıyordu.
+Artık beni dinlemek zorundasın. Hastanede hamile olan bir kadın ile benim test sonuçlarım karışmış. Al bu gebe olmadığıma dair kanıt. Korkma ben gebe değilim ama içeride asıl gebe olan diğer bir sevgilin var. Adı şirin belki tanıdık gelmiştir. Bir aylık hamile ve sen o çocuğu babasız bırakmayacaksın. Ben babasız büyüdüm ama o çocuk babasız büyümesin. Benim sende birazcık hatrım varsa beni birazcık sevdiysen o çocuğun babasız büyümesine izin vermezsin.
Hani benim seni aldattığımı düşünüp beni dinlemeden çektin gittin ya gördük kim kimi aldatmış. Ve iyi ki test sonuçları karışmış, sen iyi ki beni dinlememişsin ve iyi ki sen o kapıyı çarpıp çıkmışsın. Umarım sen, şirin ve bebeğiniz mutlu mesut yaşarsınız.


İçimdeki o sıkıntıyı şimdi daha iyi anlayıp, çözümlemiştim....











Amatör Edebiyat

Nâmütenahi Duygu

Bir okyanusun ortasında nilüfer görmüşsün ve onu görmek için o kadar yolu yürümüşsün, nilüfere ulaştığında ise o çoktan yok olmuş...

Bu makale gönderisinde, Kaybolmuşlar yazarı MuallimeGüler ; gebe, kadın, şirin, babasız, göz, hamile, harıl ve test kavramlarını ele aldı, amatör edebiyat odaklı daha fazla kayıp şeyler makale içeriği için aşağıda önerilen diğer alakalı gönderilere de göz atın.