Nâmütenahi Duygu

Bir okyanusun ortasında nilüfer görmüşsün ve onu görmek için o kadar yolu yürümüşsün, nilüfere ulaştığında ise o çoktan yok olmuş ve sen geriye baktığında ise koskoca bir mazi. Tekrardan geriye dönmek istiyorsun hiçbir şey yaşamamış gibi ama o kadar yolu gelmişsin.

Nâmütenahi Duygu



"Düşüncelerimiz birbirimizle uyuşmuyor Erna." dedi ve öylece bırakıp gitti. 

Benim bir şeyler söylememe bile fırsat vermeden gitti. Giderken arkasından sadece "peki" diyebildim. Zaten onuda duymadı, dinlemedi, fırsat bile vermedi. Ne değişti birden, ne oldu aniden?

Bazen sevmek de bir yere kadarmış, yetmiyormuş bazen...

Her boş vaktinde arayıp sesini özledim derdi. Günde dört öğün mutlaka arardı. Yeter artık arama derslere odaklanamıyorum dediğimde kıyamazdı. Senin hayallerin var çalış onları bir bir gerçekleştirelim ama beraber derdi. 

Bana bakarken gözlerinin içi ışıldardı. Doyamazdım o yosun gözlerine bakmaya...

Ayrıldığımız halde her ay mesaj atıp halimi hatrımı sorar olmuştu. Kendisinin unutmadığı gibi bana da her lahzayı hatırlatıyordu. Hicranımı bile doğru düzgün yaşatmadı. 

Artık bazı şeyler içimi kemirmeye başlamıştı. Bu kadar çok beni merak ederken nasıl oldu da ayrıldı benden? Ne olmuştu veya ne sebep olmuştu. 

Elimden hiçbir şey gelmiyordu. Ayrılmayı isteyen kendisiydi ve bu aşk için bir şeyler yapılacaksa da yine kendisi yapmalıydı. Ama hiçbir şey yapmadı, hiçbir şey söylemedi.

Belki de bazı aşklar yarım kalmalıydı mazide...

Yine bir gün mesaj attı ama bu sefer halimi hatrımı sormak için değildi. Buluşmamız gerektiğini ve söylemesi gereken önemli şeyler olduğunu söylemek içindi. Umutlandım belki yine eskisi gibi olurduk belki de her şeyi konuşup hallederdik. Çok pişmanım, sensiz yapamıyorum beni affet gibi düşünceler beynimde raks edeceğine konuşup her şeyi öğrenmek daha mantıklıydı ve bu yüzden buluşmayı kabul ettim. 

Karşılıklı bir kafede oturuyorduk ama pek konuşmaya niyeti yoktu. Belki de nerden başlayacağını bilmiyordu. 

- Aç mısın ? Eğer açsan bir şeyler söyleyelim keza ben açım ve pizza yemeği düşünüyorum.

+Bir şeyler yemek istemiyorum ama çay içerim.

Siparişler geldikten sonra konuşmaya başladı. 

-Aslında senle fikirlerimiz uyuşmadığı için ayrılmadım bu sadece bir sebepti. Aslında senden ayrılmamın sebebi...


+Ne söylesene, benden ayrılmanın sebebi ne?

- Senin ileride üzülmeni istemedim. Her kızın hayali anne olmaktır ve bunu senin elinden almaya hakkım yok. 


Ben her adımı bilerek ve isteyerek atmıştım. Hasta olduğunu biliyordum ve ameliyat olması gerektiğini de ayrıldıktan sonra öğrenmiştim. Benle sevgiliyken öğrenmişti hasta olduğunu ve bana söylemişti ama ameliyat olması gerektiğini söylememişti. Benim düşüncemi hiç almadı doğrudan ayrılmayı tercih etti. Bu sebep yüzünden ayrılacağı hiç aklıma gelmemişti. Keşke kendi karar vermek yerine bana her şeyi anlatıp benim fikrimi alsaydı. 

Arada sevgi varsa her şeyin üstesinden gelinebilirdi. 


+Peki neden bunları bana önceden söylemedin de şimdi söylüyorsun?

-Çünkü askere gideceğim ve zaman ne gösterir, orda neler olur bilmiyorum. Gitmeden önce her şeyi söylemek istedim çünkü bilmek senin hakkın, dedi ve gitti...


Onu hala çok seviyorum bunu inkar etmiyorum ama işte yetmiyor.

Bazen yetmiyor işte acı vermekten öteye gitmiyor. 

Bir okyanusun ortasında nilüfer görmüşsün ve onu görmek için o kadar yolu yürümüşsün, nilüfere ulaştığında ise o çoktan yok olmuş ve sen geriye baktığında ise koskoca bir mazi. Tekrardan geriye dönmek istiyorsun hiçbir şey yaşamamış gibi ama o kadar yolu gelmişsin.  İşte hissettiklerim de aynı böyle bir şey...



O benden vazgeçmişti benim için ama ben onun için ondan vazgeçmeyecektim. ASLA...

05.02.2020     G.G.







Amatör Edebiyat

Vaveylâ

Demek ki bir şeyler bir şeylere daima vesile oluyordu ya olması ya da olmaması için...

Bu makale gönderisinde, Kaybolmuşlar yazarı MuallimeGüler ; nilüfer, yolu ve geriye kavramlarını ele aldı, amatör edebiyat odaklı daha fazla kayıp şeyler makale içeriği için aşağıda önerilen diğer alakalı gönderilere de göz atın.